Eşi Özel Sektörde Çalışan Öğretmenlere Tayin Engeli: Başvuruları İptal Ediliyor
20.07.2026 13:32 16 görüntülenme

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yaz dönemi mazeret tayini sürecinde yaşanan takvim uyuşmazlığı ve katı mevzuat hükümleri, binlerce öğretmeni ailelerinden ayrı kalma riskiyle yüz yüze bırakıyor. Özellikle eşi özel sektörde çalışan eğitimciler, "360 gün sigorta primi" şartı ve SGK bildirim takvimindeki uyuşmazlık nedeniyle mazeret tayini haklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.

Şehir Değiştiren Aileler "360 Gün" Barajına Takılıyor

MEB'in aile birliği mazeretine bağlı tayinlerde aradığı "son iki yıl içinde en az 360 gün sigorta primi" kuralı, tek başına yeterli olmuyor. Mevzuattaki detaylar, prim gün sayısını dolduran öğretmenleri dahi sistemin dışına itiyor.

Kural gereği:

  • İstenen sigorta primlerinin tayin talep edilen il sınırları içerisinde tamamlanmış olması şartı aranıyor.

  • Son iki yıl içinde ekonomik veya sektörel sebeplerle iş yeri ya da şehir değiştirmek zorunda kalan eşler nedeniyle, çok sayıda öğretmen başvuru hakkını daha ilk aşamada kaybediyor.

Bürokrasi Krizi: Haziran Ayı Primleri Sistemde Görünmüyor

Sorunun en kritik teknik boyutunu ise MEB ile SGK arasındaki takvim uyuşmazlığı oluşturuyor.

  • SGK Yasal Süreci: Haziran ayına ait sigorta primlerinin işverenler tarafından sisteme bildirilebilmesi için yasal son tarih 25 Temmuz olarak uygulanıyor.

  • MEB Takvimi: Bakanlığın mazeret tayini başvuru ekranı bu tarihten önce kapandığı için, Haziran ayı primiyle birlikte 360 günü tamamlayan çalışanların primleri sistemde henüz görünmüyor.

Aktif Çalıştıklarını Belgelemelerine Rağmen Başvurular Reddediliyor

Mevcut uygulamada öğretmenler, eşlerinin fiilen çalışmaya devam ettiğini ve iş yerlerinin aktif olduğunu resmi evraklarla ispat etseler dahi bürokratik engeli aşamıyor. Sigorta primlerinin yasal süreç gereği henüz sisteme yansımamış olmasından dolayı, sistemde "360 gün şartı eksik" olarak değerlendirilen öğretmenlerin aile birliği mazereti başvuruları reddediliyor veya iptal ediliyor.

Takvim uyuşmazlığı ve mevzuat esnekliğinin bulunmaması nedeniyle yaşanan bu mağduriyetin giderilmesi adına öğretmenler, bakanlıktan acil bir düzenleme ve takvim senkronizasyonu bekliyor.