Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde görev yapan ve doktora derecesine sahip öğretmenlerin akademik, mali ve özlük haklarının yeniden düzenlenmesi amacıyla Bakanlığa resmi bir talep yazısı iletti. Sendika; öğretmenlerin lisansüstü eğitime teşvik edilmesi ve milli eğitimde niteliğin artırılması amacıyla çok sayıda başlıkta yasal ve idari düzenleme yapılmasını istedi.
Başöğretmenlik ve Mali Haklarda Denkleşme Talebi
MEB'e sunulan yazıda, doktora eğitimini tamamlamış öğretmenlere herhangi bir hizmet yılı şartı aranmaksızın doğrudan "Başöğretmen" unvanı ve buna bağlı tüm özlük haklarının verilmesi talep edildi. Ayrıca, üniversitelerdeki öğretim elemanlarına benzer şekilde doktoralı öğretmenlere de maaş ve emekliliğe yansıyan "Akademik Teşvik / Doktora Tazminatı" ödenmesi, ek gösterge ve taban aylıklarının üniversitelerdeki Dr. Öğretim Üyeleri ile denkleştirilmesi önerildi.
Akademik Çalışmalar, Araştırma İzni ve Teşvik Primleri
Doktoralı öğretmenlerin bilimsel üretimini desteklemek amacıyla şu maddeler öne çıkarıldı:
Kongre ve Sempozyum Desteği: Hakemli kongre ve konferanslara sözlü bildiri ile katılan öğretmenlerin katılım ücreti, yolluk ve harcırahlarının genel bütçeden karşılanması ve izin süreçlerinin yasal mazeret izni sayılması.
Performans Teşviki: Hakemli dergilerdeki yayınlar, tescillenen patentler, TÜBİTAK ve Erasmus projeleri için kurumsal performans teşvik priminin ödenmesi.
Araştırma Günü ve Ders Yükü: Haftalık zorunlu ders yüklerinde kademeli indirime gidilmesi ve doktoralı öğretmenlere haftada en az bir gün resmi araştırma günü tanınması.
Etik Kurul ve Post-Doktora Güvencesi: Saha araştırmalarındaki etik kurul engellerinin MEB-YÖK protokolüyle aşılması, üniversite etik kurullarına doğrudan başvuru imkânı ve yurt dışı post-doktora bursu kazanan öğretmenlerin kadro ve aylıksız izin haklarının yasal güvenceye alınması.
Kurumsal Rol, Statü ve MEB-YÖK İş Birliği
Sendika, doktoralı öğretmenlerin analitik birikimlerinin eğitim politikalarına yansıtılması gerektiğine dikkat çekerek; Bakanlık merkez teşkilatı, AR-GE komisyonları ve müfredat/ölçme-değerlendirme kurullarında bu öğretmenlere resmi kontenjan ayrılmasını istedi.
Bunun yanı sıra:
İl/ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki AR-GE ve strateji birimlerinde kadrolu uzman pozisyonlarının açılması,
Milli Eğitim Akademilerindeki doktoralı öğretmenlerin asli akademik kadroya geçirilmesi,
Doçentlik başvurusundaki "ders verme" kriterinin mağduriyet oluşturmaması adına, öğretmenlerin Eğitim Fakültelerinde haftada 4-8 saat ek ders verebilmelerinin önünün açılması,
Okullarda yürütülecek pedagojik projeler için doktoralı öğretmen koordinasyonunda kullanılmak üzere küçük ölçekli okul AR-GE bütçelerinin tahsis edilmesi talep edildi.
Türk Eğitim-Sen, söz konusu düzenlemelerin hayata geçirilmesinin hem öğretmenlerin mesleki gelişimini destekleyeceğini hem de eğitim sisteminin niteliğine doğrudan katkı sunacağını belirtti.